Varım o halde yazıyorum…
Now viewing all posts in Edebiyat

Bir Yağmur Sonrası Gurbet İlde Akşam (Zaman)

Ocak 23rd 2018

Roger Garaudy der ki; Şiirde, ne muhakeme(akıl yürütme) yoluyla ne de benzetmeyle daha önce var olan öğelerin yeni bir birleşimi olamayacak bir şey ortaya çıktığında; bilim ya da yöntemlerde, geçmişin bir uzantısı ya da düzenlemnesi olmayan bir şey göründüğünde; sevgide, tabiattaki ya da insandaki içgüdülerin, sahiplenmelerin, bencilliklerin hiçbiriyle ilintisi bulunmayan bir özveriye rastlandığında; tarihte, eski […]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’tan

Kasım 4th 2013

Yok bu sefer filmden bahsetmiyorum. Adı güzel kendi güzel Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminde pek bilinmedik, daha önce duymadığım iki atasözü, bir de deyim vardı. Bayıldım. Söz uçar da da yazı kalır dedim. Ahan da yazıyorum; Karpuz kabuğundan gemiler yapmak : Olmayacak şeylere umut bağlamak. Eşek eşeği ödünç kaşır : Çıkarcı kişi, yardım ettiği kişi […]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı 3 Yorum

Sivil Dikkatsizlik

Ekim 24th 2013

An itibariyle herkesin hissederek, sezerek bildiği bir şeye daha birilerinin vakti zamanıyla güzel bir isim verdiğini öğrenmiş bulunuyorum; sivil dikkatsizlik. “Amerikalı sosyolog Erving Goffman, sivil dikkatsizliği, bir şehirde yabancılar arasında yaşamayı mümkün kılan teknikler arasında en başta saymıştır. Sivil dikkatsizlik, kişinin bakmıyor ve dinlemiyor gibi yapmasıdır; ya da en azından kişinin bakmadığı, işitmediği ve hepsinden […]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

Eylül

Kasım 28th 2012

İlk defa bir kitap hakkında yazıyorum. Yazmalıydım ama. Aşkın bütün hallerini, sırlarını, tereddütlerini, çıkmazlarını ve açmazlarını, sevinçlerini, coşkularını, umutlarını, melankolisini ve ızdıraplarını olabildiğince çıplak şekilde ifade eden bir manifestodur gözümde Eylül. Kitabın tanıtım yazısında da söylediği üzere Mehmet Rauf‘a tek başına şöhret sağlayan, üstadım dediği Halit Ziya’ya atfettiği eseri. Olaylardan çok karakterlerin iç dünyalarının dillendirildiği, […]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

Doğrucu Davut’a Öykünme Sendromu

Ağustos 4th 2012

Gündelik hayatın içinde bütün ucuzluğu ve sığlığı ile ortaya çıkan bu duruma nasıl bir isim versek diye düşünüyorduk uzun zamandır. Bilmem ne “sendromu” olmalıydı bunun adı. Kastettiğim bütün benzer tavırları çatısı altında toplayıp, bu sendromu daha ismine bakar bakmaz anlamlandırabilecek bir sıfat veya tamlama bulamadığımız için Stockholm Sendromu‘nda olduğu gibi bir şehiri sıfat belleyip kendi […]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

“Yazmanın bütün sırrı, yeniden yazmaktır”

Mayıs 24th 2012

“The whole secret of writing is rewriting” demiş Baba (The Godfather) serisinin uyarlandığı romanın yazarı olan Mario Puzo. “Yazmanın bütün sırrı, yeniden yazmaktır”. Bu cümle kerameti söyleyen zata ait olan yücelikten herhangi bir parlaklık kazanan bir cümle değil. Hedef aldığı yazmak eylemine yönelik dar bir çerçeveye de sıkıştırılabilir değil. Ufku ve de kapsama alanı geniş, […]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı Yorum Yok

Kadın Ruhu Karmaşıklığına Erkek Öküzlüğü Antitezi

Mayıs 11th 2012

Mevzu Elif Şafak‘ın kadın ruhunun karmaşıklığını ve anlaşılması zorluğunu anlattığı şuradaki yazısından çıktı. Hak vermiyor değilim söylediklerine. Kadına dair söylediklerinin çoğunun doğru olduğunu da düşünüyorum. Amma lakin ki tam da o yazıda olduğu gibi, birileri kadın ruhunun inceliklerinden, karmaşıklığından bahsetmeyegörsün, karşı cins olan erkek hemencecik, oracıkta alnının ortasından vurulur ve sürüklenerek karşı kutuba konulur. Ki […]

Okumanız için Kalıcı Bağlantı 2 Yorum


Sharing
Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail