Stone (Şantaj)

stone(şantaj)

Ejder Kapanı‘ndan beri bir filmi bu kadar eleştiresim, yerden yere vurasım gelmemişti. Ahan da yazıyorum.

Robert De Niro ve Edward Norton’u duyunca balıklama gittim filme. Bu müthiş ikiliden kötü iş çıkmazdı hani. Arkadaşlar sağolsun, iyi iş çıkarıp beni yanılttılar. Ne olduğuna, ne anlatmak istediğine hatta birşeyler anlatmak istediğine dahi karar verememiş bir film. Yaslanmış iki oyuncunun ismine, ordan alır yürürüz, çorbamıza bakarız modunda karşılıklı oyunculuk gösterisinden öte birşey yok. Hesapta alt metin sağlam, çok böyle evrensel, varlıkla, inançla ilgili sorunlardan filan bahsediyoruz ama öyle bir ifadesi, kararı, senaryosu da yok filmin. Yok hayır madem böyle durağan bir dram çekmeye karar verdin, o filmin içine serpiştirdiğin gerilim öğeleri de nesi ki. De Niro’nun karısı nasıl silik bir karakterdir, neden vardır, neye tekabül eder ki. Filmin ilk sahnesinde yapılan artislik film içerisinde biryere oturmayacak, bir mana işaret etmeyecekse neden vardır ki.

Hani tıpkı Nuri Bilge Ceylan türü yönetmenlerin sinemayı derhal terkedip kendilerini fotoğrafa vermeleri gerektiği gibi bu filmin yönetmeni de başka işlerle uğraşmalı. Durağan bir tempo böyle işlenmez. Durağanlığı başka başka şekillerle, farklı öğeler ve senaryolarla işleyebilir, hatta büyük beğeniler de kazanabilirsiniz yönetmenlik yeteneğiniz kadarınca. Fakat hareketli kareler olarak sinemada bunu böyle halledemezsiniz. Daha zekice, anlamlı işler yapmalısınız.

Acı bir kahkaha filmin sonunda. Hadi ordan diyorum…

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail

Kısaca HTML 5

Aşağıdaki resim HTML5’in ne olduğu, ne gibi yenilikler getirdiği ve Adobe Flash’a nasıl bir etki yapacağına dair güzel bir özetleme içeriyor. Ayrıca Firefox, Opera, Explorer, Safari ve Chrome’un an itibariyle hangi HTML5 standartlarını destekliyor olduğunu ve sonraki sürümlerinde de hangilerini destekliyor olacağını sade bir şekilde görebiliyoruz.

Tabi bu arada HTML5’in geliştirme sürecinin devam ettiğini ve şuradaki bağlantıda da izah edildiği üzere bu uzun sürecin 2022 yılında tamamlayacağını da unutmamak gerek.

html5

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail

Inception (Başlangıç)

inception

Sonunda gösterimden kalkmadan izleyebildim.

Nasıl olabilip de izleyen hemen herkesin bir filmi bu kadar beğenebilmesine çok şaşırmıştım gösterime yeni girdiği zamanlar. Yersizmiş. Ki böyle herkesin beğenip de henüz izlememiş olanlar için beklentinin yükseldiği, ama o yükselen beklentilerin de ötesinde bir film bulduğum ilk filmdir. “Efsane” olarak tanımlanan filmlere yeni bir tane daha eklenmiştir zannımca.

Bir kere filmin bu kadar tutulmasında hemen herkesin ilgisini çeken rüya ve gerçeklik arasındaki ilişkiye sağlam bir sorgu getiriyor olmasının önemli payı var. Sonra, şimdiden “unutulmazlar” kategorisine dahil edilebilmesinin yanında, duyduğunuzda siz afallatacak o kadar çok repliği var ki filmin, arada kendinizi bir sahne geriden geliyormuş gibi hissediyorsunuz. Kimi sahnelerinde “elin oğlu çekiyor” derken, bir başka parlak fikir daha beliriveriyor. Öyle tatlı bir şapşallık, sersemleten bir ilgi ve şaşırtan, hayranlık uyandıran bir kurgu derken bir bakıyorsunuz bitivermiş film.

Malum artık sinema salonları dönerli, çıkarlı yürüyen merdivenlerle dolu alışveriş merkezlerimizin en üst katlarına yerleşmiş durumda. Film bitip de en alt kata inene kadar bayağı bir bocaladım. Sağ, sol, aşağı, yukarı derken iş “noluyoruz lan” a kadar geldi : ). Gerçeklik algılarım bir süre sekteye uğradı. Ve uzun süredir bir filmi izlerken bu kadar yorulduğumu hissettim. Tabi bu yorgunluk öyle sıkılmaktan, bayılmaktan filan değil. Yaklaşık 2,5 saatlik bir süre boyunca ilgimi tek an dahi kaybettirmeden ve bu sürükleyicliği kuru kalabalık aksiyonlarla veya ucuz gerilimlerle sağlamaktan ziyade, felsefi temelleri olan içi dolu dolu bir senaryo, ve üzerinde çok çalışıldığı belli sahnelerle destekleyen sağlam bir yapım olmuş. Imdb’de de bu kadar kısa zamanda bu kadar çok oy alıp, bu kadar yüksek bir ortalama yakalayabilen ilk film olsa gerek.

Vay efendim şurası olmamış, yok kurgunun şuraları buraları havada kalmış gibi geyiklere hiç girmeyeceğim. Olmuş, hem de süper olmuş.

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail