Varım o halde yazıyorum…

Sömürgeci Düzenin İyi Kulları, Kötü Kulları ve Kul Olmayanları

Aralık 22nd 2017 Kitap Alıntısı

Sömürü düzenini ve bu düzene maruz kalanları anlayabilmek için kullanışlı bir sınıflandırma.

İyi kullar, kötü kullar ve kul olmayanlar;

Sömürgeden kurtulma hareketi birçok yerde bölgesel yönetimlere karşı bir hareketti. Elbette küresel çağda hiçbirşey tamamiyle bölgesel olamaz, geniş bir perspektif sağlamak da önem taşır. Gerçekte bedeni ve zihni sömürgeden kurtarmaya başlamak, ulusal yönetim ve ulusal özgürlük talebinin ötesinde bir zihin yapısına sahip olmakla gerçekleşir. Tarih süreci göstermiştir ki fiziksel olarak bağımsızlığına kavuşan yeni ‘bağımsız’ olmuş bir ülke, sömürgecilerinin tayin ettiği çizgide yoluna devam eder.

Bu konuyu Amerikan yerlisi filozof John Mohawk üç başlıkta topluyor.

Birincisi ‘iyi kullar’; soru sormayan, sömürgecilerin empoze etiği şekilde düşünen ve davranış gösterenler.

İkincisi ‘kötü kullar’; sömürge boyunduruğundan fiziksel olarak kurtulmaya çalışan ancak çoğu yönetime geçtiğinde boyunduruk altındayken kendilerine empoze edilmiş olan bilim, ekonomi, sağlık ve eğitim sistemlerini kullanacak olan zihin ve davranış yapısına sahip insanlar. Ulusal özgürlük hareketlerinin çoğu bu kategoriye tekabül eder. Hedef belirlenmiş, kısmen faaliyete geçilmiş fakat gerçekte değişen fazla birşey olmamıştır.

Son olarak Mohawk, ‘kul olmama’ ihtimalinden bahseder, bu şu anlama gelir: Sömürgeci Batı modelinden farklı bir düşünce ve davranış modeli geliştirmenin yollarını bulmak ki bu Batıya saçma gelebilir. Bahsedilen ilk iki ihtimal, Batı etrafında gerçekleşen, üçüncüsü ise kendi dünyasında gerçekleşen bir tekamül sürecidir.

Bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek düzeni benimseyenler, tahkim edenler, yaygınlaştıranlar…Zihin dünyasını, düşünme, söyleme, eyleme, seçme, beğenme biçimlerini değiştirmek gibi bir yönelimi dahi olmayanlar. Aklını ve kalbini teslim etmiş olanlar. Bunlar iyi kullar…

Boyunduruk altında olma halinin farkında olan, bu hâlin şekildeki-görünürdeki-fiziksel her türlü tecellisini reddedip kurtulmayı önerirken, düzenin düşünme, söyleme, eyleme, seçme, beğenme biçimlerini kullananlar. Aklını ve kalbini teslim etmese de, düzenin kuşatmasından kurtaramamış ve dolayısıyla düzenin içerisinde kalmış olanlar. Bunlar kötü kullar…

Sömürü düzeninin dayattığından ve yaydığından tamamen başka düşünme, eyleme, söyleme, seçme, beğenme biçimleri ile varolma mücadelesinde olanlar…Düşünce dünyasını, aklını ve kalbini arındırmanın gayretinde olanlar. Kuşatmayı kırmış olanlar. Kul olmayanlar…

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail



gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Bir bayram günü Karadeniz’in bir köyüne çevre köylerden bir deli gelmiş. Tabi bayram günleri delilerin hasılat günü olduğu için köyün esas delisi Ahmet bu işe fena bozulmuş. Aslında tam deli de değilmiş, yarım deliymiş Ahmet. Kendi ekmeğine ortakçı gelen bu deliye ayar olmuş. Bir bahaneyle sıkı bir kavgaya tutuşmuşlar. Sonra bu ikisini binbir güçlükle ayırmış […]

Önceki Yazılar

“Hocam bankalar hayır kurumu mu ?”

Ne zaman dara düşsek halimizden anlayan biri olarak yanıbaşımızda bitiveriyorlar. İnsanın darda kaldığında halinden anlayan birilerinin olduğunu bilmesi ne kadar da iç ferahlatıcı. Ah ne kadar da müşfikler. İyi ki varlar.

Bazen darda kalmış bir ailenin zor günlerinde imdadına yetişiyorlar. Gençlere düğün yapıyorlar, çocuğun okul masraflarını karşılıyorlar, bayramlarda hediye olup üstümüze […]

Sonraki Yazılar

Sharing
Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail