Mp3 tag-etiketlerini temizleme

Site isimleri, forum kullanıcı adları vesair şarkıyla alakasız ne kadar bilgi varsa doldurulan mp3 dosyalarındaki etiketlerden gına mı geldi ? Ahan da ufacık tefecik içi dolu turşucuk bir araç. Mümkünse çalıştırdığınızda bütün kutuları tıklayın. Pirüpak olsun mp3’ler. Kullanınız, kullanılsın efendim…

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail

Sigarayı bırakmak…Yoksa ayrılıklar da sevdaya dahil mi ? : )

6 gün oldu. Sigarayı bıraktım mı, ara mı verdim bilmiyorum. Giderek bunun bir ara vermek olduğu düşüncesi hakim oluyor bende. Tamamen sigarasız bir yaşamak şekli tahayyül edebilemiyorum henüz. O kadar işlemiş hayatıma, yaşama şeklime. O kadar çok şeyle, zamanla, vakitle, durumla, hissiyatla ve eylemle ilişkilenmiş meğer. Zaman algısının orta yerine yerleştirmişiz sigarayı. Ve uzun yıllar boyunca böyle bir algı, böyle bir alışkanlık sonrası şimdi düzlemsel bir algıya dönüşmeye başladı zaman. İlerlemesi, habire ilerlemesi gereken, bir nevi Ramazan ayındaki akşam üstleri ile iftar arasındaki o dümdüz, gergin ve tedirgin zaman algısı gibi.

Hep insanın bırakmayı gerçekten isteyebilecek cesarete sahip olduğunda çok rahat bir şekilde bırakabileceğini savundum. Hakikaten de öyle oldu aslında. İsteyebildiğim an bırakabildim. Ve fakat ki mevzunun yüzeysel, sığ sularında yüzebiliyormuş o düşünceler. İlk kez bırakıyordum sigarayı, derinlere daldım bir kaç gün sonra. Felsefesini yapmaya, yıllardır aramızda nasıl bir ilişki yumağı ördüğümüze filan daldım gittim. Ne bileyim “Sigara bırakılmaz, ara verilir” in hiç de öyle bir kalemde üstü çizilebilecek kadar basit ve ezbere bir tabir olmadığı fikrine filan vardım : ) Ne fiziksel olarak nikotin bağımlılığı, ne dudak tiryakiliği, ne sigaranın yerini neyle doldursak arayışları. Tırı vırı. Ya da yemek sonrası iç gıdıklanması, çayın tek başına kalışı filan…Değil, bunlar da değil. Mevzu daha derin. Yaşama algısı, hissetme duyusu ile doğrudan doğruya bağlamışız sigarayı. Her daim, her duygu ve ruh halinde bir ufacık sevinç, bir küçük keyif, bir sade uzaklaşma, başkalaşma vaadeden, böylesi bir alışkanlıktan tamamen uzaklaşmayı kolayca göze alamazmış insan. Böyle bir birliktelik kolayca bitmezmiş meğer. Ve meğer sigarayı hayatından tamamen çıkarma düşüncesi ayrı bir stres verdiği, bu fikre katlanamadığı için günde iki üç sigara ile mevzuyu geçici de olsa bir mutabakata vardırmış gibi görünen kuzen benden bir adım öndeymiş.

Atilla İlhan güzel demiş arkadaş, ayrılıklar da sevdaya dahil : )

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail