Varım o halde yazıyorum…

Saklı Hayatlar

Nisan 24th 2011 Sinema

Son zamanlarda izlediğim en farklı filmlerden biriydi. Çok az işlenmiş bir konuyu irdelemesi ve deşmesi açısından, toplumdaki farklılıkları, bu farklılıkları algılayış, kökleştiriş biçimimizi sorgulaması açısından gayet de başarılı. Alevi-sunni farklılaşmasını önyargıların penceresinden sunmuş. Hasır altı edilen konuları eşelemiş.

Her ne kadar mevzuyu yine bir aşk ilişkisi ekseninde işleme geyiğinden kurtulamamış ve oyunculuklarda baba karakteri (Ahmet Mümtaz Taylan imiş kendisi) dışında pek bir inandırıcılık hissettirememiş olsa da film “olmuş” zannımca. Bu gibi konuların işlenir, filmlere konu olur hale gelmesi de sevindirici ayrıyetten. İzleyiniz efendim…

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail



gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

O kadar çok abuk sabuk kelime duyar oldum ki son zamanlarda birşeyler karalamadan edemedim.

Kimsenin Türkçe konusunda bütün yabancı dillerdeki kelimeleri karşılar gibi iddiası yok. En azından ben duymadım böyle bir iddia. Veya gerçekten teknik bir tabirdir mevzu bahis olan kelime ve Türkçe’ye dahil olması da gerekmiyordur, o zaman da kullanırsın bu tip kelimeleri, eyvallah. […]

Önceki Yazılar

6 gün oldu. Sigarayı bıraktım mı, ara mı verdim bilmiyorum. Giderek bunun bir ara vermek olduğu düşüncesi hakim oluyor bende. Tamamen sigarasız bir yaşamak şekli tahayyül edebilemiyorum henüz. O kadar işlemiş hayatıma, yaşama şeklime. O kadar çok şeyle, zamanla, vakitle, durumla, hissiyatla ve eylemle ilişkilenmiş meğer. Zaman algısının orta yerine yerleştirmişiz sigarayı. Ve uzun yıllar […]

Sonraki Yazılar

Sharing
Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail