Varım o halde yazıyorum…

“Yüzüne de söylerim ki” durumları

Kasım 16th 2008 Serzeniş Köşesi

Hiç öyle kendini tenzih etme durumlarına girmeyeceğim elbette ki. Dedikodu hemen hepimizin yaptığı, yapmaktan kendini alıkoymakta oldukça zorlandığı kötü bir şeydir.

Bu cümleyi günde 8 posta tekrar eden tiplerdir kastım. Dedikodusu yapılan şahıs hakkında bilumum fikirler belirtilir, atılır, tutulur. Arkasına da cengaver bir edayla “Yüzüne de söylerim ki” cümlesi yapıştırılır, sanki böyle olunca yaptığı dedikodu olmuyormuşcasına.

Ee ne oldu yani ? Sıyrıldın mı ? Kurtuldun mu ? Daha mı düzgün bir insan oldun şimdi ? Erdemine erdem mi kattın ? Ya da hakikaten yüzüne söylemiş gibi mi oldun ? Cık, olmadın.

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail



gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Çocukların, bebeklerin sevimliliğinin ön plana çıktığı, o yarım yamalak, şeker mi şeker ağızlarıyla marka sloganları söylediği reklamlardır. İzlemesi keyiflidir bile.

Ancak sorun reklama konu olan markanın bu sevimliliği kullanarak marka değerine gerçekte sahip olmadığı farklı anlamlar yüklemesindedir. Bokstaki tabiriyle bel altı çalışılmaktadır. Bir başka yönüyle de bilinçaltına yönelik “Zafere giden her yol mübahtır” türünden kaygısız ve […]

Önceki Yazılar

Sözüm ona hafif filozof vari, hafif tanrısal bir havaya bürünerek yapılır. Derdini, fikrini, düşüncesini veya duygusunu dile getirme zahmetine girmeden, kurduğu kısa metrajlı, hikmetli ve manidar olma durumunu aşmış bir veya bilemedin bir kaç cümleye kitaplar dolusu mana yükleme, veyahut da muhatabından böylesi derin manalar çıkarmasını bekleme girişimidir. Çoğu kere aptalca durur. Arkasına Hollywood filmlerinden […]

Sonraki Yazılar

Sharing
Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail