Varım o halde yazıyorum…

Reklamlarda çocuk şirinliğini kullanmak

Kasım 16th 2008 Serzeniş Köşesi

Çocukların, bebeklerin sevimliliğinin ön plana çıktığı, o yarım yamalak, şeker mi şeker ağızlarıyla marka sloganları söylediği reklamlardır. İzlemesi keyiflidir bile.

Ancak sorun reklama konu olan markanın bu sevimliliği kullanarak marka değerine gerçekte sahip olmadığı farklı anlamlar yüklemesindedir. Bokstaki tabiriyle bel altı çalışılmaktadır. Bir başka yönüyle de bilinçaltına yönelik “Zafere giden her yol mübahtır” türünden kaygısız ve sağ duyusuz hesaplardır bunlar. Hepimizin malumu olan, yeri geldiğinde sayıp döktüğümüz bir ton marka var bu şekilde bir reklam anlayışına sarılan.

Bir başka sorun ise uzmanların defalarca dillendirmesine rağmen hiç bir önlem alınmayan çocuk sağlığı ve psikolojisi mevzusudur. Çok teknik bir açıklama getiremeyecek olsam da, aynı fikirdeyim.

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail



gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

Hemen her kızı olası sevgili adayı olarak görme eğiliminde olan tiplerdir. Her hareketlerinden kur havaları, her bakışlarından ucuz çapkın numaraları sezilir. Karşısındaki kızın bir sevgilisinin olup olmadığı zerre önem taşımaz.

Herhangi bir hatun kişiye “yazmak” doğalarında vardır. Bunu sırasıyla yılışmak ve “yavşamak” takip ediyorsa mevzu çığırından çıkmıştır artık. Tarifi için daha zevksiz, daha argo kültürü kelimelerden […]

Önceki Yazılar

Hiç öyle kendini tenzih etme durumlarına girmeyeceğim elbette ki. Dedikodu hemen hepimizin yaptığı, yapmaktan kendini alıkoymakta oldukça zorlandığı kötü bir şeydir.

Bu cümleyi günde 8 posta tekrar eden tiplerdir kastım. Dedikodusu yapılan şahıs hakkında bilumum fikirler belirtilir, atılır, tutulur. Arkasına da cengaver bir edayla “Yüzüne de söylerim ki” cümlesi yapıştırılır, sanki böyle olunca yaptığı dedikodu olmuyormuşcasına.

Ee […]

Sonraki Yazılar

Sharing
Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail