Stratejik aşklar

Aşk tam bir savaş disiplini, tam bir strateji oyunu şeklinde sürdürülmeye çalışılır. Güvenin, samimiyetin idrak edilemediği, yaşanamadığı, sevginin üç paraya hiç edildiği, sadece adı aşk olan ilişkilerde görülür.

“Tavşan kaç tazı yakala” senaryosunun canlandırıldığı bir tiyatro oyunudur adeta. Tavşana nasıl kaçması gerektiği, tazıya tavşanı nasıl yakalayabileceği anlatılır çevresindekilerce. Basma kalıp tavsiyeler duyulur, belki uygulanmaya dahi çalışılır kendi yaşadığı bir aşkta.

İkiili arasında sürekli “aldılı verdili”, “yaptılı ettili” çoğunlukla geçmişe dönük bir rekabet, bir maç havası sezilir. Taktikler sergilenir, kazanan kendini daha büyük aşık sanar.

Son yüzyılın hem ekonomik, hem toplumsal açıdan belki de iki anahtar kelimesi olan “elde etmek – tüketmek” kavramları aşka da uygulanmıştır ne yazık ki. Aşk aşk değildir artık, ütopik bir kavram olup çıkmıştır.

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmailFacebooktwittergoogle_pluslinkedinmail

Stratejik aşklar” üzerine bir düşünce

  1. aşk bir hastalık değil ki, kimileri birileri hepsileri manasızca altını boşaltıyor diye suçu aşka atmamak gerek..asıl dayanılmaz, serzenişlik olan artık adı her ne olursa olsun, zamanın birinde adı aşk olan duyguyu yaşayamıyor olmamız bence..yoksa biri gelmiş savaşa çevirmiş biri gelmiş oyuna çevirmiş, bana nee…hepsi gelmiş tüketmiş diye ütopikleştirmemek gerek, kim ne derse desin yaşıyorum ben kardeşim..herşeyiyle..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir